Osmaniye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Osmaniye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2014 Çarşamba

Heike Bahar Suseven'i Yitirmişiz de Haberimiz Geç Olmuş

Umur Gürsoy

Ocak 2014'de Halet Çambel'in cenazesine Urfa-Göbeklitepe kazısından giderken Osmaniye'ye uğrayan Arkeolog arkadaşım Murat Akman ile yaptığımız bir iki saatlik sohbette Halet Abla'nın mirasını korunması ile ilgili sorunları konuşurken Akkyaka'daki evlerinin korumasında güven duyulacak birisi, Heike var orada, demiştim. Murat, Heike de gitti, demişti. Ben şahsen tanışmadığım için adından dolayı herhalde Almanya'ya dönmüştür, dedim içimden. Neden, diye de sormamıştım. 




Heike ile çimento fabrikası mücadelesi sırasında yazışmış ve kendi Akyaka Derneği'nin veb sayfasından Kesmeburun'a (Kastabala'ya) yapılacak çimento fabrikası için açılan imza kampanyasına destek verilmesini sağlamıştı (bkz. http://www.akyaka.org/index_tr.html ve http://www.baharsuseven.com/).

Bugün (12 Mart 2014), Saynur Gelendost için bir anı kitabı yazan Gaye Cön Şakar'ı kitabın bir resmine ulaşmak için google üzerinden taratırken Heike ile ilgili bir haberi gözüme çarptı. Heike'yi (Bahar Suseven'i) 18 Temmuz 2012'de Akyaka Mezarlığında sonsuzluğa uğurlamışız. Murat'ın "Gitti" deyişi oymuş.



Türkiye'yi kendine vatan edinmiş bu güzel kadını geç te olsa saygı ve sevgiyle biz de anıyoruz (bkz.http://www.akyaka.org/bahar/bahar_hurriyet.pdf ve http://yesilgazete.org/blog/2012/07/18/gule-gule-heike/). Güle güle Bahar. Bu dünya ve Kastabala için çok teşekkürler.

8 Eylül 2013 Pazar

KASTABALA ÇİMENTO FABRİKASINDAN KESİN OLARAK KURTULDU

BASIN DUYURUSU
Osmaniye İli Kesmeburun Köyü, Akyatan Mevkiinde Kastabala Antik şehri üzerine yapılması planlanan Entegre Çimento Tesisine dair çevre etki değerlendirme (ÇED) raporunun iptali konusunda açmış olduğumuz dava Adana 2. İdare Mahkemesinin 2008/1186 E-2009/1530 K sayılı 11.12.2009 tarihli kararı ile kabul edilmiş bu karar davalı idarece temyiz edilmiş ve Danıştay 6. Dairesinin 2010/2375 E – 2010/10813 K sayılı 06.12.2010 tarihli kararı ile temyiz nedenleri hukuka uygun görülmeyerek yerel mahkeme kararı onanmıştı. Bu karar ile ilgili olarak davalı (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) idarece ‘karar düzeltme’ yoluna gidilmiş olup bu defa Danıştay 14. Dairesinin 2011/12734 E 2013/5525 K sayılı 09.07.2013 tarihli kararı ile yasaya aykırı bu ‘karar düzeltme’ talebi reddedilmiş; karar kesinleşmiştir.
Davanın duruşması sırasında mahkemece belirlenen bilirkişilere itirazımız üzerine yeniden seçilen 6 kişiden oluşan 2 ayrı heyetçe 8 saatlik keşif ve inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü talep edilmiş, ayrıca kararın gerekçesinin dava dilekçesinde belirtildiği ve bilirkişi raporu ile de belirlenen hukuka aykırılıklar dışında çevre yatırımları konusunda çevreyi koruma sorumluluğu anayasa ve uluslararası normlarla yükletilen vatandaşlar için emsal ve çerçeve oluşturması açısından ayrıntılı oluşturulması, tarafımızdan (Davacı platformumuz üyelerince) istenmişti.
Bu çerçevede kararda çimento fabrikalarının bulunduğu yerde canlı cansız tüm çevre üzerinde olumsuz ve telafisiz zararları olduğu, bu tesislerden kaynaklanacak PM10 emisyonlarının geniş etki alanı içerisinde mevcut kirlilik düzeyi ile birleşerek hava kalitesini sınır değerlerinin üzerine çıkaracağı; insan yaşamını tehlike ile karşı karşıya bıraktığı; Arkeolojik değerlere, korunması gerekli tarihi eserlere, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarına, tarım alanlarına, yerleşim yerlerine geri dönüşümsüz zarar vereceği usulünce kabul edilen uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu; bölgenin yönetenlerce devlet destekli turizm, tarım ve zeytincilik faaliyet alanı tercih edilmesi ile çimento ve termik santral gibi kirletici sanayi faaliyetlerine açık tutulması arasında ciddi ve örtüşmez bir çelişkinin olduğu konularının da yer alması ve gerekçenin geniş tutulması tarafımızdan talep olunmuştu.
Adana 2. İdare Mahkemesince çimento fabrikası kurulacak alanın, tarihi ve kültürel önemi olan mekânlara yakın olduğu; bu yerlere, tarım alanlarına, bitki örtüsüne ve türlerine, yöredeki yer altı ve yer üstü su kaynaklarına dolayısıyla sulak alanlara ve sulak alan ekosistemi ile hidrojeolojik döngü üzerine olumsuz zararlar vereceği ve önerilen önlemlerin olumsuz etkileri giderecek düzeyde olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından Entegre Çimento Fabrikası Projesinde “Çevresel Etki Değerlendirme Olumlu Kararı” verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığından işletmeye dair çevre etki değerlendirme (ÇED) raporu (böylece kesin olarak) iptal edilmiştir.
Osmaniye yaşayanlarına, duyarlı tüm vatandaşlarımıza ve kamuoyuna saygı ile sunulur. 08.09.2013
Kastabala Çevre Platformu Adına
Halil Çelikkıran