31 Ekim 2009 Cumartesi

BAŞKAN KARA DELİĞE DÜŞTÜ




Umur GÜRSOY



Evrendeki en yoğun cisim olan ve ne ışık ne madde; bütün gaz, bulut, göktaşları hatta dev yıldızları emecek kütle çekim gücüne sahip ve çok yoğun oldukları için gözle görülmeyen ve sadece kara bir delik olarak beliren gök cisimlerine “Kara Delik” deniyor.



Bu tanım ve özelliklere uyan, her şeyi kendine çekip yok eden, başkalarına yaşam hakkı veya geçiş hakkı tanımayan, ama sonuçları bilinemeyen durum veya konular diğer bilim ve sosyal olaylarda ise “Kara Delik Teorisi” olarak adlandırılıyor. Örneğin otomobil ve karayolu ulaşımı merkezli, otoyollarla desteklenen ulaşım tasarımında tüm dünyada Kara Delik Teorisi diye adlandırılan beş gelişim evreli bir kısır döngü vardır: 1) Yapılan yollar bir zaman sonra artan nüfus ve araba sayısı nedeniyle tıkanır; 2) (Oto)yol yapımıyla birlikte trafiğin ve trafikteki araç sayısının kapasitesinin büyümesi; 3) Her yere genişleyen yollar ve otobanlarla kolayca gidildiği için kentin yayılım alanının büyümesi; böylece otomobile ayrılacak yeni alanların ortaya çıkması; 4) Otomobille yapılan yolculuklar ile bu yolculukların sürelerinin artması; 5) Ulaşımdaki geçici rahatlama nedeniyle artan otomobil sayısındaki artışa bağlı yeni oluşan yol tıkanıklıkları.



Otomobil ve motorlu taşıt merkezli karayolu taşımacılığı, yoksullar, kadınlar, özürlüler, çocuklar, yaşlılar ve genelde bütün yayalar ve bisikletliler için eşitsizlikler ve tehlikelerle doludur. Otomobiller ve onun yolları, otoparklar, benzin istasyonları vb gibi ikincil etkilerinin belirlediği yaşam, kentlerdeki çoğu kamunun malı ve kullanımında olan kentsel mekânlar ve arazileri büyük bir çoğunluğu yaya olan bu kesimin aleyhine işgal eder. İngiltere ve ABD’de yapılan iki araştırmada havaya salınan gaz emisyonları; yollara verilen zarar ve trafik kazalarının maliyetinin, sürücülerin ödediği vergilerin üç katı olduğunu ortaya çıkarmıştır.



Başkan Kara’nın düştüğü Kara Delik işte bu ‘Kara Delik’tir. Postane kavşağını rahatlatsa otogar ve belediye kavşağı sıkışacaktır. Aksine trafiğin görece rahatlaması Osmaniyelileri daha çok otomobil kullanmaya itecek ve belediyenin önündeki ve kentin içindeki birbirine paralel Palalı Süleyman ve Atatürk Caddelerinde trafik yürünmez hale gelecektir.



Başta Başkan Kara’dan ve bu kenti yönetenlerden: Çevre yollarını kullanmayı teşvik eden veya zorlayan önlemler almalarını, düğün salonlarının ve süpermarketlerin ve otogarın derhal kent dışına çıkarılmasını; Otogar kavşağının kapatılmasını; binalara otopark zorunluluğunun yaşama geçirilmesini, motorlu araçların belli saatlerde girişinin yasaklandığı alış veriş caddeleri, bisiklet yolları ile motorlu araçların hiç girmeyeceği yeşil yürüyüş yolları yapmalarını talep ediyoruz. O zaman kimse arabasına gereksinim duymayacağından şehir trafiği sadece toplu taşıma araçlarına ve gerçek ihtiyaç sahiplerinin otomobillerine kalacak ve trafik kara deliğe düşmeksizin rahatlayacaktır. Sadece motorlu araç trafiği mi? Çocuklar, yaşlılar, bebekler, hastalar, kadınlar ve yoksullar da rahatlayacaktır. Şişman ve hareketsiz bireyler için sağlıklı yürüyüş ve bisiklete binme olanakları çoğalacaktır. Yeşil yürüyüş ve alışveriş caddeleri kente ve insanlarına sağlık ve canlılık getirecektir.

Hiç yorum yok: